Mabed el Cüheni Kimdir, Hayatı, Düşünceleri, Hakkında Bilgi

Makale İçeriği
Mabed el Cüheni Kimdir, Hayatı, Düşünceleri, Hakkında Bilgi
Sayfa 2
Sayfa 3
Tüm Sayfalar

Ma'bed b. Abdillâh b. Ukeym el-Cühenî (ö. 83/702) Kaderiyye diye anılan hür irade düşüncesinin ilk temsilcilerinden.

Muhtemelen 20 (641) yılında Medine, Basra veya Kûfe'de doğduğu rivayet edi­lir. Bazı kaynaklarda babasının adı sahâbî Ma'bed b. Hâlid'le karıştırılarak Hâlid ola­rak geçmekteyse de doğrusu Abdullah'tır. Dedesinin adı Ukeym, Uleym, Uveym ve Uveymir şeklinde kaydedilmektedir. Bu ihtilâflar dikkate alındığında Ma'bed el-Cühenî'nin ailesi hakkında yeterli bilginin bulunmadığı or­taya çıkar. İbn Tağrîberdî, 80 (699) yılın­da ölenlerin listesini verirken kaderi düşüncesinden dolayı Abdülmelik b. Mervân tarafından idam edilen Saîd b. Abdullah el-Cühenî"den bahseder. Künyesi ve ölüm sebebi ay­nı olan bu şahsın Ma'bed'in kardeşi oldu­ğu anlaşılmaktadır. Ebû Ma'bed diye künyelenen babası Abdullah Hz. Peygamber'e ulaşmış, Ömer b. Hattâb'dan mürsel ola­rak, Osman b. Affân'dan doğrudan hadis rivayet etmiştir. Kûfe'­de ikamet eden Abdullah'ın oğullan Ma'­bed ile Saîd'in Hicaz ve Basra'da yaşadık­ları belirtilmektedir. Hayatının büyük kıs­mını Medine'de geçirdikten sonra Bas­ra'ya giden Ma'bed'i İbnü'l-Murtazâ Mu'tezile'nin Medine tabakasından saymak­tadır. Bu arada Ma'bed'in Basra'da yetişip Medi­ne'ye geçtiği ve orada düşünceleriyle in­sanları ifsat ettiği de onun hakkında nakledilenler arasında yer alır. Tahsil hayatına dair yeterli bilgi yoktur. Ebû Zer el-Gıfâri'den faydalandığı ve büyük ihtimalle onunla birlikte Şam'a gittiği belirtilmektedir. Emevîler'in müslümanların mallarını Al­lah'ın malı olarak kabul etmeleri, cebir anlayışını desteklemeleri, ilâhî kaderin onları müslümanların başı ve beytülmâ-lin hâkimi yaptığı şeklindeki düşünceleri­nin Ebû Zer tarafından eleştirilmesi her­halde Ma'bed üzerinde etkili olmuştur.

Yaşadığı dönemde meşhur bir kişi ol­duğu anlaşılan Ma'bed, Halife Abdülme­lik b. Mervân tarafından Bizans sarayına elçi olarak gönderilmek, ayrıca oğlu Saîd'i eğitmek amacıyla Şam'a çağrılmıştır. Sa­îd'i eğitme görevinin ötesinde Bizans'a elçi olarak gönderilip gönderilmediği hak­kında kaynaklarda bilgi bulunmamakta­dır. Ma'bed'in Şam'da ikametinin ardın­dan İbnü'l-Eş'as'ın ayaklanmasına kadar (81-82/700-701) Basra'da kalmış olması kuvvetle muhtemeldir.