Ağyar Nedir, Ne Demektir, Tasavvufta Ağyar

Ağyar. Genellikle mâsivâ karşılığı olarak kullanılan bir tasavvuf terimi.

Güncel Türkçe Sözlük'te: Başkaları, yabancılar, eller: "Kendini nasıl müdafaa edebilip yâr ve ağyar nazarında parlayacak." -N. Hikmet.

“Başka, el, yabancı” mânasına gelen gayr kelimesinin çoğuludur. Allah'a gö­nül veren âşıklar için Allah yâr. mâsivâ ağyardır. Sevenin, sevgilisine ulaşabilmesi için ağyarı ve mâsivâyı aradan çı­karması lâzımdır. Âşıkla maşuk arasına, yabancının girmesi, üns ve huzur ha­lini yok edeceğinden sûfîler sürekli ola­rak mâsivâdan kaçar, ağyardan yakınır, hatta nefret ederler; çünkü ağyarı yâ­re rakip kabul ederler. Bu arada kendi benliklerini de ağyardan sayarlar. Allah, kendine dost olarak seçtiği velîleri ağya­rın gözünden saklamıştır. Nitekim kudsî bir hadiste,

“Velîlerim kubbelerimin altındadır, onları benden gayrisi bile­mez” buyurulmuştur.

Süfıler, bilhassa tarikat mensupları hususi bir zümre olduklarını ileri süre­rek kendilerinden olanlara ihvan, âşinâ, diğerlerine de ağyar gözüyle bakmışlar­dır. Bu anlamda ağyar yerine dîgerân ve bigâne sözleri de kullanılmıştır. Zıd (ezdâd) ve garib kelimeleri de aynı mânayı ifade eder. Tasavvuf ve tarikat strrîlik esasına dayandığı için, sûfîlerin ve tarikat ehlinin arasına yabancıların girmesi genellikle pek hoş karşılanmaz. Çünkü yabancıların (ağyar) bulunduğu meclislerde safa ve manevî zevk hali tam gerçekleşmez, bast ve keşf hali ortaya çıkmaz. Cüneyd-i Bağdâdrye gö­re süfıler bir ailenin fertleri gibidir, ara­larına ağyar giremez. O, tasavvuf ilmini öğrettiği yerlere yabancıları almazdı. Abdullah-ı Ensâri’ye göre bigânelerle soh­bet etmek doğru değildir; sıkıntı mey­dana getirir ve tutukluğa sebep olur.

Nitekim Bâyezîd-i Bistâmî bir mecliste huzursuzluk duymuş, sebebi araştırılın­ca da orada bir yabancının bulunduğu anlaşılmıştı. Ubeydullah Ahrâr'ın. soh­bet meclisinde bir müridine,

“Senden yabancılık kokusu geliyor” dediği, onun da üstündeki elbisenin bir ağyara ait olduğunu itiraf ettiği nakledilir. Süfıler yalnız ağyardan değil, onlara ait eşya­lardan bile rahatsız olurlar.

Diyanet İslam Ansiklopedisi