Mehmet Ruhi Arel Kimdir, Hayatı, Sanatı

Mehmet Ruhi (Arel). Ressam. 1880'de İstanbul Galata'da doğdu, 1931'de aynı şehirde öldü.

Dedesi, Piyalepaşa Kadiri Tekkesi şeyhi Hacı Ali Baba, babası Halil İbrahim Efendi’dir. Dinî ortam içinde büyüyen Mehmet Ruhi'nin resim yapma isteği  erken yaşta ortaya çıkmış, ama dede ve babasının İslam inancı kaynaklı resmi günah saymaları yüzünden Mehmet Ruhi resimle ancak gizlice uğraşabilmişti. Heybeliada’daki Bahriye-i Şahane'ye kaydolduktan sonra ailesinin baskısından az da olsa kurtulmuş ve derslerinin yanı sıra resimle de uğraşma imkânı bulmuştu. 1908'de teğmen olarak okulu bitirince, ilk işi askerliği bırakıp resim çalışmalarına başlamak oldu.

1909'da Sanayi-i Nefise'de, Avrupa'ya öğrenci göndermek amacıyla açılan sınavı kazanan Mehmet Ruhi, 1910’da Hikmet Onat, İbrahim Çallı ve Sami Yetik'le birlikte Paris'e resim öğrenimi için gitti. 1914'e kadar orada çalıştığı Paris'ten Birinci Dünya Savaşı başladığında diğer arkadaşları gibi Türkiye'ye döndü. Sanat yaşamına Sanayii Nefise'de öğretim üyeliği yapan Mehmet Ruhi o dönemdeki okulun havasına, formülleştirilmiş geleneklere sıkı sıkıya bağlı olmasına karşı çıktı.

Savaş sonunda İstanbul'da Enver Paşa tarafından açılan resim atölyesine Sami Yetik, Ali Cemal, Sami Boyar, Namık İsmail, Hikmet Cevat ve İbrahim Çallı ile birlikte o da devam etmiş, savaşın etkilerini de yansıtan tablolar üretmişti.

Yüksek düzeyde bir sanat öğretimini başarmağa kabiliyeti olmasına rağmen akademiye alınmamış, ortaokullarda, liselerde resim öğretmenliğiyle yetinmek zorunda bırakılmıştı. Üsküdar Ortaokulu'nda öğretmenken 1931’de, 51 yaşındayken öldü.

Osmanlı Ressamlar Cemiyeti'nin kurulmasının fikir babası olan Mehmet Ruhi, iyi derecede İngilizce ve Fransızca bilirdi.

Mehmet Ruhi'nin eğilim ve üslûp bakımından 1914 dönemi arkadaşlarından ayrılan bir kişiliği vardı. Sanatta bir yerlilik, bir ulusallık arıyordu. Tabloları, teknik bakımdan Batı’ya yaklaşmakla beraber seçtiği, işlediği konularda duygulu, romantik bir yerellik vardı: Feraceli kadın. Yazmacı, Taş işçileri. Gergef işleyen gibi tabloları sabırla işlenmiş, grilerin, ölgün renklerin egemen olduğu uyumlu eserleridir. Gösterişten kaçan Ruhi Arel resimlerinde de gösterişten, çalımlılıktan, ustalıklı fırça vuruşlarından kaçınır, bu kaygısıyle de arkadaşlarından ayrılırdı.