Arkeoloji Müzesi (Tarihi Mekanlar ve Eserler)

tarihi_eserler_4/arkeoloji_muzesi_1" 294" 200" Arkeoloji Müzesi


İstanbul Arkeoloji Müzesi, çeşitli kültürlere ait bir milyonu aşkın eserle, dünyanın en büyük müzeleri arasındadır. Türkiye'nin müze olarak inşa edilen en eski binasıdır.

1887 ve 1888 yılları arasında arkeolog, ressam ve müzeci Osman Hamdi Bey tarafından yapılan ve dönemin en büyük keşfi olarak kabul edilen, Sidon (Sayda Lübnan) Kral Nekropolü Kazısı’ndan Istanbul’a getirilen, aralarında İskender Lahti (üzerinde Makedonya Kralı Büyük Iskender’in betiminin yer alması nedeni ile bu adı taşır), Likya Lahti, Tabnit Lahti gibi kapasitesi ve önemi büyük tarihi_eserler_4/buyuk_iskender_lahti" 292" 218" eserlerin sergilenebilmesi için yeni bir müze binasına ihtiyaç duyulmuştur. Osman Hamdi Bey’in isteği üzerine Çinili Köşk’ün karşısına dönemin ünlü mimari Alexandre Vallaury tarafından inşa edilen ve Müze-i Hümayun (İmparatorluk Müzesi) olarak kurulan İstanbul Arkeoloji Müzeleri 13 Haziran 1891’de ziyarete açılmıştır.

Müzenin ziyarete açıldığı 13 Haziran günü halen ülkemizde müzeciler günü olarak kutlanmaktadır.

Söz konusu müze binasına, 1903 yılında sol ve 1907 yılında ise sağ kanadın eklenmesi ile bugünkü ana müze binası oluşturulmuştur.

Ana Müze binasının güney doğu bitişiğine, yeni sergi salonlarına duyulan ihtiyaç nedeni ile 1969-1983 yılian arasında çeşitli ilaveler yapılmış ve bu bölüm Ek bina (yeni bina) olarak adlandırılmıştır.

tarihi_eserler_4/apollon_milet

 

Türkiye’nin ilk müzesi olma özelliğinin yanı sıra, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, dünyada, dönemi itibarı ile müze olarak inşaa edilmiş ilk 8-10 müze binası arasında yer almasıyla da büyük önem ve ayrıcalığa sahiptir.

 

Çeşitli kültürlere sahip bir milyonu aşkın eseriyle bugün de dünyanın en büyük müzelen arasında seçkin yerini korumakta olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri 1993 yılında Avrupa’da yılın Müzesi seçilerek “Avrupa Konseyi Müze Ödülü”nü almıştır