Ömer Lütfi Barkan Kimdir, Hayatı, Eserleri

Ömer Lutfi Barkan, (1902-1979) Türk iktisat tarihçisi.

Yaşamı

Edirne'de doğdu. Eskizağralı İsmâil Efendi ile Gülsüm Hanım'ın oğludur. İlk tahsilini Edirne Numune Mektebi'nde, orta tahsilini yine buradaki Muallim Mektebi'nde tamamladıktan sonra 1920'de bir yıl Orta Muallim Mektebi'nde oku­du. Üç yıl kadar Edirne'de ilkokul öğ­retmenliği yaptıktan sonra 1923'te İs­tanbul'a giderek Yüksek Muallim Mektebi'ne girdi, daha sonra Edebiyat Fa­kültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi. 1927'de gönderildiği Strasbourg Üniversitesi Edebiyat ve Hukuk fakültelerinde ikinci lisansını tamamlayıp yurda dönünce Es­kişehir Usesi felsefe muallimliğine ta­yin edildi (1931). 1933'teki üniversite re­formu sırasında doktora ve doçentlik tezi hazırlamadan doğrudan Edebiyat Fakültesi Türk İnkılâb Tarihi Kürsüsü doçentliğine getirildi. 1937'de bu vazifesi de devam etmek üzere İktisat Fakültesi İktisat Tarihi ve İktisadî Coğrafya Kürsüsü'ne nakledildi. Şubat 1939'da "Os­manlı İmparatorluğunda Kuruluş Dev­rinde Toprak Meseleleri" konulu tezini bitirerek doçentlik imtihanlarını başarı ile tamamladı. 1941 Şubatında profe­sörlüğe yükseltildi. 1950'de İktisat Ta­rihi Kürsüsü başkanı oldu; 1950-1952 yıllarında İktisat Fakültesi dekanlığı yap­tı. 1955'te. emekliliğine kadar müdürlü­ğünü yürüttüğü Türk İktisat Tarihi Enstitüsü'nü kurdu. 1957'de ordinaryüs profesörlüğe yükseltildi.

Ömer Lutfi Barkan, İktisat Fakültesi'ndeki derslerinin yanında Edebiyat ve Fen fakültelerinin inkılâb tarihi dersle­rini de yürüttüğü gibi 1939'da Hayriye Lisesi'nde felsefe hocalığı, 1940'ta Yük­sek Muallim Mektebi'nde müzakerecilik görevinde bulundu. Yine 1940'tan baş­layarak Hukuk Fakültesi'nde Türk hu­kuk tarihi ve toprak hukuku, Edebiyat Fakültesi'nde Türkiye teşkilât ve mües­seseleri tarihi; 1963-1972 yıllarında da İstanbul Özel İktisadî ve Ticarî İlimler Okulu'nda genel iktisat tarihi dersleri verdi. 1973'te yaş haddinden emekliye ayrıldı. 23 Ağustos 1979'da vefat etti.

Ömer Lutfi Barkan yurt içinde Türk Ta­rih Kurumu (1940) ve Türk İnkılâb Tarihi Enstitüsü üyeliklerinden başka UNESCO Türkiye Millî Komisyonu 5 ve 7. dönem genel kurul üyeliklerinde bulunmuş, 1955'te Strasbourg Üniversitesi tarafın­dan kendisine "şeref doktoru" payesi ve­rilmiştir. Sırbistan İlimler Akademisi'ne de üye seçilen Barkan, 1967-1973 ara­sındaki dönemde Milletlerarası Şarkiyat­çılar Birliği'ne bağlı Osmanlı ve Osmanlı Öncesi Tetkikleri Komitesi başkanlığına getirilmiştir.

Barkan, öncelikle Türkiye'de tarih an­layışı ve incelemelerine yenilik getirmiş bir ilim adamıdır. Daha çok Türk iktisat tarihi alanında yaptığı yeni ve orijinal araştırmalarıyla dikkati çekmiştir. Tah­rir" defterleri ilk defa onun tarafından sistematik bir şekilde incelenmiş ve bun­ların ziraî, sosyal ve demografik bakım­dan önemleri ortaya konmuştur. Osman­lı bütçeleri ve muhasebe bilançoları gibi konular da yine ilk defa onun üzerine eğildiği konulardır. Barkan son derece titiz çalışan bir ilim adamıydı. Bütün ya­zılarını üç dört kere her defasında yeni­den yazarcasına elden geçirirdi. Aslında ham malzemeyi toplayıp işlemek gibi hu­suslarda kendisi fazla vakit sarfetmez, bu işleri nezareti altında olmak üzere mesai arkadaşlarına bırakırdı. O işlen­miş malzemenin tahlil ve tefsiriyle uğ­raşırdı. Bu titizliği dolayısıyla asistanla­rının belli bir olgunluğa gelmeden yazı yazmalarına da müsaade etmezdi.

Eserleri

Ömer Lutfi Barkan'ın araştır­maları daha ziyade XVI. yüzyıl üzerinde­dir. 1935'te başladığı yayınlarının sayısı 150'den fazladır. Bunların İçinde kitap­ların sayısı az olmakla birlikte makale olarak çeşitli dergilerde yayımladıkları­nın çoğu kitap hacmindedir. Özellikle ik­tisat Fakültesi Mecmuasının bazı sa­yılarında birbirini tamamlayıcı mahiyette birden fazla makalesini bulmak müm­kündür. Aynı şekilde TTK Belgelerinde ve Vakıflar Dergisi'nde kitap hacmin­de geniş makaleler neşretmiştir. Ölü­münden sonra makalelerinin topiu ola­rak yayımlanmasına teşebbüs edilmişse de ancak toprak meselesiyle ilgili olan­lar bir ciltte toplanabilmiştir.

Barkan'ın incelemelerinin çoğu öncü niteliği taşıyan çalışmalardır. Onun bu çalışmalarını birkaç ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunların başın­da Osmanlı kanunları gelmektedir. Bar­kan Önce arazi kanunları üzerinde sis­temli bir şekilde durmuş, bunların ma­hiyetiyle Osmanlı iktisat ve idare tarihi açısından önemini ortaya koymuştur. Bu konudaki ilk sistemli makalesini "Türk Toprak Hukuku Tarihinde Tanzimat ve 1274 (1858) Tarihli Arazi Kanunnâmesi" adıyla yayımlamıştır. Burada Tanzimat'tan önceki toprak hukuku ile mîrî arazi ko­nusunu ve geçiş döneminin özelliklerini verdikten sonra 1274 arazi kanunnâme­sini etraflıca ele alarak hazırlanışını ve ihtiva ettiği esasları incelemiştir. Bar­kan'ın Osmanlı toprak hukuku ile ilgili en geniş çalışması ise XV ve XV7 inci asır­larda Osmanlı İmparatorluğu'rıda Zi­raî Ekonominin Hukukî ve Malî Esas­ları, I. Kanunlar adlı ese­ridir. Eserin uzun girişinde (s. I-LXXII) Osmanlı kanun ve kanunnâmeleri üze­rinde durulmuş, burada Osmanlı mües­seselerinin şer'fliği meselesi, mevcut ka­nunnâmelerin niteliği ve sistemsizliği, fetva sistemi ve kanunnâmeler, şeyhü­lislâmın durumu, Osmanlı sultanlarının kanun koyuculuğu gibi hususlar incelen­miştir. Barkan'ın daha sonra başta İs­lâm Ansiklopedisi'ndeki "Kanunnâme" maddesi (M,VI, 185-196) olmak üzere çeşitli makalelerinde küçük farklılıklarla tekrarladığı bu görüşler Osmanlı Dev-leti'nin laik olup olmadığı tartışmalarını gündeme getirmiş ve farklı görüşlerin doğmasında öncülük etmiştir. Barkan Kanunlar kitabının metin kısmında ise bir ikisi dışında hemen tamamı XVI. yüz­yıla ait Başbakanlık Osmanlı Arşivi, An­kara Tapu Kadastro Arşivi ve bir tanesi de Süleymaniye Kütüphanesi'nden olmak üzere 107 arazi kanunnâmesini vermiş­tir. Onun eksik ve yeniden gözden geçi­rilmesinin gerekli olduğuna inandığı bu eser, Osmanlı sosyal ve ekonomik tarihi araştırmalarında daima müracaat edi­len bir kaynak olmuştur. Barkan'ın Os­manlı toprak sistemiyle ilgili İslâm An­siklopedisi'ndeki "Timar" maddesi ise (XII, 286-333) üzerinde uzun süre titiz­likle çalıştığı bir araştırması olup top­rak sistemi konusunda o güne kadarki çalışmalarının neticesini aksettirmekte­dir. Kendi ifadesine göre Osmanlı top­rak rejimini konu alan birçok makalesi yerine sadece bunun okunması kâfidir.

Barkan Osmanlılar'da vakıflar konu­sunda çok yönlü çalışmalar yapmıştır. Vakıfların statüsü, türleri ve işleyişi hu­susundaki incelemeleri büyük bir yekûn tutmaktadır. Diğer çalışmalarında oldu­ğu gibi vakıflarla ilgiü yayınları da sade­ce bir belge neşri olmayıp başında giriş niteliğinde çok geniş değerlendirmeler bulunmaktadır. Nitekim Ekrem Hakkı Ayverdi ile birlikte yayımladığı İstanbul Vakıfları Tahrîr Defteri 953 (1546) Ta­rihli (İstanbul 1970] adlı eserin başında­ki vakıf tesislerin hukukî durumu, ikti­sadî ve içtimaî problemleriyle ilgili ince­lemeleri buna bir örnek teşkil etmekte­dir. İktisat Fakültesi Mecmuası ve Va­kıflar Dergisi 'nde sistematik olarak ya­yımladığı vakıflara ait muhasebe bilan­çoları ise Osmanlılar'da vakıfların işleyi­şini gösteren çok değerli kaynaklardır. Kendisinden önce ve kendi döneminde pek çok araştırmacının statik bir belge olan vakfiyeleri yayımlamasına karşılık Barkan'ın, müessesenin işleyişini ve tat­bikatta aldığı şekli yansıtan muhasebe defterlerini seçmesi, meselelere yakla­şım tarzını ve teşhisteki isabetini orta­ya koymaktadır. "Fatih Camii ve İmareti Tesislerinin 1489-1490 yıllarına Ait Mu­hasebe Bilançoları" ve "Süleymaniye Camii ve İma­reti Tesislerine Ait Yıllık Bir Muhasebe Bilançosu 993-994/1585-1586" adlı makaleleri bu nevi çalış­malarının iki örneğini teşkil etmektedir.

Barkan'ın Osmanlı bütçeleri üzerinde­ki mukayeseli incelemeleri ise bu alanda çığır açan çalışmalar olmuştur. Hicrî 933-934 (1527-1528), 1079-1080 (1669-1670), 1070-1071 (1660-1661) 954-955 (1547-1548) ve 974-975 (1567-1568) yıllarına ait beş bütçe, XVI-XVII. yüzyıllardaki Osmanlı devlet hazi­nesinin gelir ve giderlerinin sistematik olarak verildiği ve tahlil edildiği çalış­malarıdır. Barkan aynı sistemle İstan­bul saraylarına ait muhasebe defterle­rini de yayımlamıştır. "Saray Mutfağının 894-895 (1489-1490) Yılına Ait Muha­sebe Bilançosu" ve "İstanbul Saraylarına Ait Muhasebe Defterleri" ad­lı makaleler bu alandaki çalışmalarına örnek teşkil eder.

"Edirne Askerî Kassamına Ait Tereke Defterleri (1545-1659)" adlı kitap hacmindeki makale­si ise arşiv ve kütüphanelerdeki şer'iyye sicilleri arasında yüzlerce örneği bulu­nan tereke defterlerinin nasıl değerlen­dirilip yayımlanabileceği konusunda mü­kemmel bir incelemedir. Müellif diğer araştırmalarında olduğu gibi bu çalış­masının girişinde de (s. 1-78) belgelerin tanıtılması ve muhtevası, şer'f miras ka­ideleri, kölelerin durumu, faizle işletilen paralar, askerî sınıf mensuplarının çift­likleri, ticaret ve sanatla ilgileri gibi hu­susları ele almıştır.

Barkan'ın ismini unutulmaz kılan ki­taplarından en fazla yankı uyandıranla­rından birisi de Süleymaniye Cami ve İmareti İnşaatı'de. İnşaata ait defterlerin Türk İktisat Tari­hi Enstitüsü elemanlarınca dökümünün yapılması ve Barkan'ın değerlendirme­leriyle meydana gelen bu eser, inşaat ve kültür tarihimize ışık tuttuğu gibi Os­manlı Türkleri'nin o asırdaki titiz ve di­siplinli çalışmalarının da çok açık bir de­lilidir.

Enver Meriçli ile birlikte metnini ha­zırladıkları ve başında Barkan'ın tamam­lanmamış geniş bir değerlendirmesi (s. 1-144) ile yayımlanan Hüdavendigâr Li­vası Tahrir Defterleri, Osmanlı sosyal ve ekonomik tarihinin bir hazinesini oluşturan tahrir defterle­rinin nasıl yayımlanması gerektiği ko­nusunda önemli bir deneme niteliği ta­şımaktadır.

Barkan'ın Türk hukuk ve iktisat tari­hinin çeşitli konularına ait birbirinden değerli Türkçe makalelerinden bazılarının Fransızca ve İngilizce tercümeleri Avrupa'da şarkiyatla ilgili çeşitli dergi­lerde neşredilmiştir. Ayrıca Barkan ken­di sahasıyla ilgili bazı kitapların tanıtım ve değerlendirmesini de yapmıştır. F. Braudel, R. Mantran, S. Ülgener ve Ziya Karamursal'ın eserlerine yazdığı bazıla­rı bir makale hacmindeki değerlendir­meler misal olarak verilebilir. Özellikle 'annales" ekolünün en başta gelen tem­silcilerinden F. Braudel'in Akdeniz dün­yası ile ilgili eserinin Osmanlı sosyal ve ekonomik tarihi bakımından önemi ve değeri onun tarafından tanıtılmış ve bu­rada yer alan görüşlerin Osmanlı belge­leri çerçevesinde desteklenip yeni ipuç­larının ortaya konmasında önemli rol oynamıştır.

Diyanet İslam Ansiklopedisi