Piri Reis Kimdir, Hayatı, Denizciliği, Haritacılığı (Tarihi Şahsiyetler)

Pirî Reis

Pirî Reis. Osmanlı Kaptan-ı Derya'larından, kartograf ve coğrafyacı. Asıl adı Muhiddin Pirî'dir. 1465-1470 yılları arasında Gelibolu'da doğduğu tahmin edilmektedir. 1554'te öldü. Babası, Karamanlı Hacı Ali Mehmed’dir. eşsiz bir kartograf ve deniz bilimleri üstadı olmasının yanı sıra, Osmanlı deniz tarihinde büyük iz bırakmış bir denizcidir. Pirî Reis, Türk denizciliğine bir çok değerli deniz bilimcisi ve amiraller armağan eden ve o dönemlerde, “Denizciler Yatağı” olarak adlandırılan Gelibolu’da doğmuştur. Amcası ünlü Türk Amirali Kemal Reis sayesinde daha küçük sayılabilecek bir yaşta Sefer Katibi olarak Osmanlı Donanmasına katıldı. Pirî Reis, korsanlık günlerinden başlayarak, uzun yıllar Akdeniz’de dolaşmış; tüm limanları ve kıyıları dikkatle gözlemlemiş ve tüm faaliyetlerini kayıt altına almıştır.

Pirî Reis, 1499-1502 yılları arasında çeşitli savaşlarda Gemi Komutanı olarak Venediklilerle savamıştır. Amcası Kemal Reis 1511 yılında şehit düşünce Gelibolu’ya geri dönen Pirî Reis burada notik çalışmalarına başlamıştır. Ünlü Birinci Dünya Haritasını 1513 yılında çizmiş ve 1517 yılında Mısır Seferi esnasında Yavuz Sultan Selim’e sunmuştur. İlk eserinden 8 yıl sonra döneminin en saygın “Kılavuz Kitabı” olarak kabul edilen Kitab-ı Bahriyeyi yazmış; 1525 yılında bu kitaba son şeklini vermiş ve 1526 yılında Kanuni Sultan Süleyman’a sunmuş ve takdirini kazanmıştır.        

Pirî Reis, Kitab-ı Bahriye adı ile bilinen “Bahriye” eserinde o zamanlar Ege ve Akdeniz kıyılarında bulunan şehir ve ülkeleri tarif ederek, resim ve haritalarını yapmış; aynı zamanda denizcilik ve gemicilik için de önemli bilgiler vermiştir.        

Pirî Reisin “Bahriye” adlı eşsiz eserinin yanı sıra 1513 ve 1528 yıllarında yapmış olduğu iki dünya haritası mevcuttur. Sonraki yıllarda, Güney sularında Devlet için çalışan Pirî Reis, bu dönemde, Hint Kaptanlığı, Umman Denizi, Kızıl Deniz ve Basra Körfezi’ndeki deniz görevlerinde yaşlanmıştır.         

Pirî Reis’in Osmanlı Donanmasında yaptığı son görev, acı olaylarla biten Mısır Kaptanlığı’dır. 1552′de çıktığı İkinci Seferin son durağı Basra’da, tamire ve dinlenmeye muhtaç donanmayı bırakıp ganimet yüklü üç gemi ile Mısır’a döndüğü için, burada hapsedilmiştir. Donanmayı Basra’da bırakması, Basra Valisi Kubat Paşa’ya ganimetten istediği haracı vermemesi ve Mısır Beylerbeyi Mehmet Paşa’nın siyasi hırsı yüzünden; 1554′te hizmette kusurla suçlanmış ve idam edilmiştir.         

Ne var ki o, yarattığı evrensel boyuttaki eserleri olan, iki dünya haritası ve çağdaş denizciliğin ilk önemli yapıtlarından birisi sayılan Kitab-ı Bahriye ile günümüzde de halen yaşamaktadır.

O günkü teknik ve bilgilere göre akıl almaz doğrulukta olan deri üstüne çizdiği haritalar ise, tek kelime ile şâheserdir. 1513 yılında yaptığı haritasında, Atlas Okyanusu ve yeni keşfedilen Amerika da yer almaktadır. Haritayı yaptığı târihten henüz yirmi beş yıl önce keşfedildiği iddiâ edilen bu kıtanın, teferruatları ile îzâh edilmesi düşündürücü ve bu yerlerin daha önceden bilindiğinin tahmin edildiğinin açık işâretleridir. Bu haritayı üzerinde gerekli düzeltmelerden sonra 1528’de tekrar yapmıştır. Her ikisi de, büyük haritalar şeklinde sekiz renk üzerine deriye işlenmiştir. Bütün dünyâda büyük hayranlık uyandıran bu büyük eserde Grönland’dan Florida’ya kadar olan kısımlar, büyük bir doğrulukla çizilmiştir. Topkapı Müzesinin düzenlemesi esnâsında diğer târihî kıymetli eserler arasında ele geçen deri üstüne yapılmış haritalar, 1929’da olduğu gibi yayınlanarak dünyâ milletlerinin tetkikine sunulmuştur.