Sinekli Bakkal Halide Edip Adıvar Kitap Özeti, Konusu, Karakterleri

Yazar: Halide Edip Adıvar

Ana Fikir: Türk kadınının güçlülüğü, yaşadığı olaylar karşısında yılmazlığı, Doğu ve Batı kültürünü sentezleyip içerisinde barındırdığı okuyucuya verilmeye çalışılmıştır.

Konu: İstanbul’un Sinekli Bakkal mahallesinin Sinekli Bakkal sokağında doğup büyüyüp evlenen Rabia adlı bir hafız kızının ve çevresindekilerin hayatıdır.

Kitap Hakkında: Halide Edip Adıvar’ın en olgun eseri sayılan bu roman, II. Abdülhamit döneminin yönetim düzenini ve Istanbul’da bir semtin hayat şartlarını gösteren bir töre romanıdır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 1942’de düzenlediği yarışmada birinci olmuştur.

Özet: Olaylar, II. Abdülhamit dönemi İstanbul’unun Aksaray semtinde, Sinekli Bakkal sokağında, geçmektedir. Mahalle imamının kızı Emine, babasının karşı çıkmasına rağmen belli ve sürekli bir işi olmayan, karagöz oynatan, ortaoyununda “zenne” (kadın) rolüne çıkan Tevfik’le evlenir. Babası, bu olay üzerine Emine’yi evlatlıktan reddeder.

Tevfik’in dayısı ölünce dayısının bakkal dükkânı ona kalır. Eşinin diretmesi üzerine dükkânı işletmeye başlar. Bu iş onun sanatçı yaratılışına uygun değildir. Emine, bir gün kocasının, arkadaşlarına kendi taklidini yaptığını görür, buna katlanamaz, baba evine döner. Tevfik’ten boşanır. Bu arada Tevfik, Gelibolu’ya sürgün edilir.

Emine’nin Tevfik’ten bir kızı olur. Adını Rabia koyarlar. İmam, kızını affetmiştir. Torununa sıkı bir dini eğitim verir onu hafız yapar. Rabia’nın sesi çok güzeldir. Cami ve konaklarda güzel sesiyle mevlit okur. Zaptiye Nazırı Selim Paşa’nın karısı da sesini çok beğenecek, onu korumasına alacaktır. Paşa da kızdaki yeteneğe hayran kalır. Ona Mevlevi dervişi Vehbi Dede ile İtalyan müzisyen Peregrini’den ders aldırtır. Rabia ile Peregrini birbirlerinden çok hoşlanırlar.

Günün birinde Rabia’nın babası Tevfik sürgünden döner. Sinekli Bakkal’daki eski bakkal dükkanını yeniden açar. Rabia da dedesinden ayrılır, babasıyla oturmaya başlar. Kızın sanatına hayran olan Vehbi Dede ve Peregrini Tevfik’in evine gidip gelirler. Rabia Kur’an’ı, hele Mevlid’i öylesine güzel okumaktadır ki Doğu musikisinde adeta bir çığır açmıştır.

Aynı yıllarda Jön Türkler Abdülhamit’in baskıcı yönetimini ortadan kaldırmak için gizli gizli çalışmaktadırlar. Selim Paşa’nın oğlu Hilmi de bir Jön Türk’tür. Ortaoyununda zenne rolüne çıkan Tevfik Hilmi’nin isteği üzerine bir gün kadın kılığına girip Jön Türklerin Avrupa’dan gelen gazetelerini Fransız postanesinden almak ister. Gazeteleri alırken yakalanır. Işin içyüzü anlaşılınca Hilmi ile Tevfik, Şam’a sürgün edilir.

Babası sürgün edilince yalnız kalan Rabia, bakkal işletir, hafızlık yaparak geçimini sürdürür. Bu arada Rabia’yı çok seven Peregrini Müslüman olur, Osman adını alır ve İstanbul’a yerleşir. Rabia’yla evlenir. Bu yıllarda Rabia’nın imam olan dedesi ölür. Rabia ve Peregri’ni dedesinin evine yerleşirler.

II. Abdülhamit’e tam bir görev duygusuyla bağlı olan, padişah aleyhinde çalışanlara türlü işkenceler ettirmekten çekinmeyen Selim Paşa, kendi oğlunu da sürdükten sonra yavaş yavaş değişmeye başlar. Babalık ve insanlık duyguları uyanır, görevinden ayrılır.

1908’de Meşrutiyet ilan edilir. Tevfik, sürgünden döner. Rabia’nın bir çocuğu olmuştur. Sinekli Bakkal’da güzel günler yeniden başlar. Ancak annesi hastalığından dolayı vefat eder.

Rabia: Romanın asıl kahramanı:
İlhami İmamın kızı Emine ve Kız Tevfik diye bilinen orta oyuncusunun kızı “Rabia”dır. Rabia, Yazarın romanda kendisi yerinde gösterdiği ve “İdeal Türk kadını nasıl olmalı?” sorusunun cevabı olan kişidir. Rabia’nın kişiliğinin oluşmasında babasından çok dedesinin etkili olmuştur. Kendisi İmam olduğu için torunu hafız yaparak İslami bilgilerle donanmasını sağlamıştır. Paşanın konağına gitmesi ile Rabia’nın kişiliğinin değişiminde en büyük etkiyi görülüyor. Dedesinin yanında her zaman cehennemden bahsedilerek büyüyen Rabia konağın ortamını görünce geleneklerine bağlı, ancak batı eğilimli bir karakter ortaya çıkıyor. 
Kız Tevfik: Daima şen şakrak, her şeyi dalgaya alan bir adamdır. Orta oyun oyuncusudur.
Vehbi Dede: Konakta Rabia’ya ders veren bir Mevlevî derviştir. Rabia’yı derinden etkiler, çünkü Vehbi Dede doğu ve batı kültürünü içerisinde sentezlemiştir.
Peregrini (Osman): Annesinin tavsiyesiyle eskiden papaz olan Peregrini daha sonra her hangi bir dine bağımlı olmaksızın yaşamış bir müzik hocasıdır. Türkçeyi çok iyi konuşan bu adam dinsiz olmasına rağmen Vehbi Dede gibi dinine bağlı insanlara saygı duymuştur. Rabia ile evlenmek için dinini değiştirerek Osman ismini almıştır.
Selim Paşa: Eski Dâhiliye Nazırıdır, padişaha son derece bağlıdır. Öyle ki kendi oğlunu bile gözünü kırpmadan ve elinde kesin delil olmadan sürebilmiştir. Ama diğer taraftan Rabia’ya karşı hep şefkatli olmuş ve iyi davranmıştır.
Emine: Sert tabiatı ile dikkat çeken bir kadındır. Rabia’yı babasını seçtiğinden dolayı reddecek kadar sert ve inatçıdır.
İlhami İmam: Rabia’nın büyük Babası, mahalleliye devamlı cehennemden bahseden bir imamdır.
Bilal: Rabia ile evlenmek isteyen bir gençtir, bahçıvanın yeğenidir, daha sonradan Selim Paşa’nın kızıyla evlenir.
Rakım Amca: mahallenin cücesidir, Tevfik’in orta oyundan arkadaşıdır.
Pembe: Rabia’nın hizmetini yürüten beraber yaşadığı çingenedir, Tevfik onunda sürgüne gidince tanışmıştır.
Hilmi: Selim Paşanın Jön Türk oğludur.
Sabiha Hanım: Selim Paşanın eğlence düşkünü hanımıdır.
Kanarya Hanım: Köşkteki Çerkez cariyelerdendir.